Bir işletmenin teşvik alabilmesi ile o teşvikin işletme için doğru olması aynı şey değil.
Sırf destek var diye gereksiz makine almak, ihtiyacınız olmayan bir belgeye para harcamak veya şartları karşılamadan başvuruya hazırlanmak zaman ve kaynak kaybına dönüşebilir.
Ben önce yatırımın veya büyüme projesinin kendisini inceliyorum. Ardından uygun olabilecek kamu desteklerini, hizmet ihracatı programlarını, yatırım teşviklerini ve gerekli belgelendirme süreçlerini aynı proje planında değerlendiriyorum.
Mali müşavir, avukat, yetkili belgelendirme kuruluşu veya kamu kurumu yerine geçmiyorum. Gerektiğinde bu uzmanları projeye dahil ediyor; işletme tarafındaki hazırlık, koordinasyon ve uygulamayı yönetiyorum.
Güncel destek programları, karar numaraları, limitler ve uygun giderler zaman içinde değişebildiği için production yayını ve gerçek başvuru öncesinde ilgili kurumların güncel resmi şartları tekrar kontrol edilmelidir.
“Hangi teşviki alabilirim?” sorusundan önce başka bir soru soruyorum
Benim ilk sorum:
Ne yapmak istiyorsunuz?
Örneğin:
- yeni yatırım,
- kapasite artışı,
- dijital dönüşüm,
- ihracat,
- sağlık turizmi,
- yazılım yatırımı,
- yeni makine,
- uluslararası büyüme,
- belgelendirme,
- yeni tesis.
Proje net değilken onlarca destek programı listelemek işletmeye çok az fayda sağlar.
Bu nedenle önce:
yatırım → giderler → zaman → şirket → sektör → lokasyon → hedef
çerçevesini çıkarıyorum.
Sonra destek programlarını bunun üzerine yerleştiriyorum.
Teşvik projenin sebebi değil, finansman araçlarından biri olmalı
Şöyle bir yaklaşımı riskli buluyorum:
“Devlet şu alana destek veriyormuş, o zaman bu işi yapalım.”
Daha sağlıklı sıra:
Bu yatırım ticari olarak mantıklı mı? Eğer mantıklıysa hangi desteklerden yararlanabiliriz?
Çünkü teşvik alınsa bile yanlış yatırım yine yanlış yatırımdır.
Ben teşviki kötü fizibiliteyi kurtaran para olarak değil, doğru yatırımın ekonomik yapısını iyileştirebilecek araç olarak görüyorum.
Türkiye’de tek bir “devlet teşviki” sistemi yok
İşletmeler için farklı kurum ve programlar bulunuyor.
Projeye göre örneğin:
- KOSGEB,
- Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı,
- Ticaret Bakanlığı,
- TÜBİTAK,
- kalkınma ajansları,
- İŞKUR ve ilgili istihdam mekanizmaları
gündeme gelebilir.
Programların:
- amacı,
- yararlanıcısı,
- gider kalemleri,
- destek şekli,
- başvuru dönemi,
- uygun sektörleri
birbirinden farklıdır.
Bu nedenle yıllar önce hazırlanmış sabit “devlet destekleri listesi” ile proje yürütmüyorum. Başvuru anında güncel programı kontrol ediyorum.
KOSGEB desteği herkese ve her harcamaya verilmez
“KOBİ’yim, KOSGEB’den destek alırım.” yaklaşımı fazla genel.
Programın kendi:
- sektör,
- ölçek,
- proje,
- gider,
- başvuru zamanı,
- finansman
şartları olabilir.
Ben önce şirket ve projeyi güncel program şartlarıyla karşılaştırıyorum.
Uygun değilse:
“Bir şekilde dosya verelim.”
demiyorum.
Yatırım Teşvik Belgesi ayrı bir mekanizma
Daha kapsamlı yatırımlarda Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın yürürlükteki yatırım teşvik sistemi ayrıca değerlendirilir.
Bu alan:
“KOSGEB’in büyük hali”
değil.
Yatırımın:
- konusu,
- lokasyonu,
- kapasitesi,
- harcama kalemleri,
- asgari yatırım şartları
gibi konular ayrıca değerlendirilir.
Yatırım kararını belge alınmadan önce planlamak önemli
Teşviklerde zamanlama kritik olabilir.
Bazı yatırım veya harcamalarda:
“Önce satın alalım, sonra teşviğe sokarız.”
yaklaşımı ciddi sorun yaratabilir.
Bu nedenle önemli yatırım başlamadan önce:
- hangi programın uygulanabileceği,
- başvurunun hangi aşamada yapılacağı,
- hangi harcamanın uygun olduğu
kontrol edilmeli.
Ben teşvik analizini mümkün olduğunca satın alma veya yatırım kararından önce yapmak istiyorum.
Sağlık işletmelerinde destek fırsatlarını ayrıca değerlendiriyorum
Ana uzmanlık alanım sağlık olduğu için doktor, klinik, sağlık kuruluşu ve sağlık turizmi projelerinde destek tarafını yatırım planının içine dahil edebiliyorum.
Örneğin proje:
- sağlık turizmi,
- dijital dönüşüm,
- uluslararası pazarlama,
- eğitim,
- teknoloji,
- yeni yatırım
unsurları taşıyabilir.
Bunların her biri aynı destek programına girmek zorunda değil.
Sağlık turizminde Ticaret Bakanlığı desteklerini ayrıca kontrol ediyorum
Uluslararası hasta alan yapılarda yalnız Sağlık Bakanlığı yetkilendirmesine değil, uygun olduğunda hizmet ihracatı desteklerine de bakmak gerekir.
Sağlık turizmi tarafında güncel hizmet ihracatı mevzuatı ve destek unsurları değişebildiği için, yatırım veya harcama yapılmadan önce Ticaret Bakanlığı’nın yürürlükteki karar/genelge ve başvuru belgelerini kontrol ediyorum.
Dolayısıyla yabancı hasta yatırımında:
yetki + operasyon + ihracat desteği + pazarlama
birbirinden kopuk düşünülmemeli.
Yurt dışı reklam ve pazarlama giderleri de proje bazında değerlendirilebilir
Uluslararası büyüme yapan işletmelerde örneğin:
- reklam,
- tanıtım,
- pazarlama,
- yurt dışı etkinlik,
- bazı belge ve üyelikler,
- pazara giriş faaliyetleri
gibi alanlarda farklı destek mekanizmaları bulunabilir.
Ama:
“Yaptığınız her reklamın devlet yarısını ödüyor.”
gibi genellemeler kullanmıyorum.
Destek:
- sektör,
- program,
- ülke,
- gider türü,
- ön onay,
- belge düzeni
gibi şartlara bağlı olabilir.
Bu nedenle harcamadan önce uygunluğu kontrol etmek kritik.
Devlet desteğinde belge düzeni operasyon kadar önemli
Bir gider ticari olarak gerçek olabilir.
Ama destek açısından belge seti uygun değilse ödeme alınamayabilir.
Bu nedenle projeye göre:
- sözleşme,
- teklif,
- fatura,
- ödeme belgesi,
- faaliyet kanıtı,
- başvuru formu,
- onay
gibi dokümantasyonun nasıl tutulacağı baştan planlanmalı.
Ben işletme ekibinin:
“Faturayı bulamıyoruz.”
durumuna başvuru son haftasında düşmesini istemiyorum.
Mali müşavirlik yapmıyorum
Bu sınırı açık tutuyorum.
Ben:
- vergi beyannamesi düzenlemem,
- muhasebe kaydı tutmam,
- mali müşavir görüşü vermem.
Bu işlemler gerektiğinde yetkili mali müşavir veya YMM tarafından yürütülür.
Benim rolüm:
işletme projesi ile destek süreci arasındaki koordinasyonu sağlamak.
Örneğin mali müşavirden hangi rapor veya finansal verinin gerektiğini proje planına dahil ederim.
Teşvik almaya garanti vermiyorum
Hiçbir kamu kurumunun yerine:
“Bu desteği kesin alırsınız.”
diyemem.
Başvuru:
- program şartları,
- bütçe,
- değerlendirme,
- kurul,
- kurum kararı
gibi faktörlere bağlı olabilir.
Benim işim:
uygun olmayan başvuru riskini azaltmak ve uygun projeyi mümkün olduğunca doğru hazırlamak.
Başvuruyu son güne bırakmıyorum
Destek dosyası hazırlamak çoğu zaman yalnız form doldurmak değil.
Örneğin:
- şirket belgeleri,
- mali veriler,
- proje anlatımı,
- teklifler,
- teknik özellikler,
- bütçe,
- faaliyet planı
gerekebilir.
Bu nedenle çağrı kapanmadan iki gün önce:
“Bir teşvik başvurusu yapalım.”
modeliyle çalışmak istemiyorum.
Uygun program bulunduğunda proje takvimi oluşturuyorum.
Teşvik dosyasını gerçek iş planından üretmek istiyorum
En güçlü başvuru dosyası için işletmenin kendi sorularına da cevap verebilmesi gerekir:
- neden bu yatırım?
- müşteri kim?
- nasıl gelir üretecek?
- neden bu ekipman?
- kapasite ne olacak?
- yatırım sonrası ne değişecek?
Bu soruların cevabı yoksa yalnız başvuru metni yazmak yeterli değil.
Ben mümkün olduğunca başvuruyu gerçek fizibilite ve iş planından çıkarıyorum.
Belgelendirme tarafında ne yapıyorum?
İşletmenin ihtiyacına göre:
- yetki belgesi,
- kalite sistemi,
- ISO süreçleri,
- ürün/pazar gereklilikleri,
- sektörel uygunluk belgeleri
gündeme gelebilir.
Ben belgenin kendisini veren kurum değilim.
Rolüm:
- hangi belgenin gerçekten gerekli olduğunu belirlemek,
- mevcut durum ile gereklilik arasındaki farkı çıkarmak,
- dokümantasyon projesini yönetmek,
- ilgili yetkili kuruluş ve uzmanları koordine etmek,
- işletmenin denetime hazır hale gelmesine yardımcı olmak.
Belgelendirme kuruluşu değilim
Örneğin bir ISO sertifikasını ben düzenleyemem.
Sertifikasyon, ilgili yetkiye sahip belgelendirme kuruluşu tarafından yapılır.
Ben ise işletme tarafında:
gap analysis → süreç → dokümantasyon → uygulama → denetime hazırlık
çalışmasını yönetebilirim.
ISO belgesi yalnız duvara asılacak logo olmamalı
Bir işletme sertifikayı yalnız ihale veya müşteri istediği için alabilir.
Bu anlaşılır.
Ama sistemi tamamen:
“Denetçi gelince dosyayı açarız.”
mantığında kurmanın işletmeye katkısı sınırlı olur.
Örneğin kalite sistemi kuruluyorsa en azından:
- görevler,
- kayıtlar,
- kontrol,
- uygunsuzluk,
- iyileştirme
işletmenin gerçek çalışma biçimine bağlanmalı.
Sistemin sahada çalışmasını tercih ediyorum.
Her ISO belgesini aynı anda önermiyorum
Bazen işletmelere uzun belge listeleri sunuluyor:
9001 + 14001 + 27001 + 45001 + …
Ben önce soruyorum:
Bu belge size neden gerekiyor?
- müşteri şartı mı?
- ihale mi?
- regülasyon mu?
- veri güvenliği mi?
- ihracat mı?
- gerçek yönetim ihtiyacı mı?
Belgenin ticari veya operasyonel karşılığı yoksa gereksiz maliyet oluşturabilir.
Sağlık turizmi yetki sürecinde de aynı yaklaşımı kullanıyorum
Yetki belgesi yalnız alınacak belge değildir.
Arkasında gerçek operasyon olmalı.
Örneğin:
- yabancı hasta iletişimi,
- web sitesi,
- süreç,
- personel,
- kayıt,
- koordinasyon
hazır değilse yetki belgesi tek başına uluslararası iş üretmez.
Bu nedenle sağlık turizmi yetkilendirmesini ayrı operasyon projesiyle birleştirmeyi tercih ediyorum.
Medikal üründe belgelendirme daha farklı
Bir medikal ürün:
- ithalat,
- ihracat,
- distribütörlük,
- Türkiye veya AB pazarına giriş
için düşünülüyorsa ürünün regülasyon ve uygunluk yapısı ayrı uzmanlık gerektirir.
Burada:
- ürün sınıfı,
- uygunluk değerlendirmesi,
- teknik dosya,
- yetkili kuruluş gereksinimi,
- kayıt ve pazar girişi
gibi konular gündeme gelebilir.
Bu projelerin ticari ve pazar tarafını ayrıca medikal ürün Türkiye pazarına giriş hizmetinde ele alıyorum.
Regülasyon kararlarında gerekli yetkili uzman ve kuruluşlarla çalışıyorum.
Belgeyi almadan önce “neden?” sorusunu soruyorum
Bir müşteriniz:
“ISO 27001’iniz var mı?”
diyebilir.
Bu durumda belge ticari olarak doğrudan değer sağlayabilir.
Başka işletmede ise kimse bu belgeyi istemiyor ve sistemin ihtiyaçlarıyla da ilişkisi yoksa öncelik farklı olabilir.
Belgelendirmeyi:
ihtiyaç → değer → hazırlık maliyeti → sürdürülebilirlik
çerçevesinde değerlendiriyorum.
Yabancı pazara çıkarken belgeler satış aracına dönüşebilir
Uluslararası ticarette bazı belge ve standartlar yalnız mevzuat değil, güven unsuru da olabilir.
Örneğin yabancı alıcı:
- kalite sistemi,
- ürün uygunluğu,
- kurumsal süreç,
- veri güvenliği
konusunda kanıt isteyebilir.
Bu nedenle ihracat veya uluslararası büyüme planında belgelendirme stratejisini pazar girişinin parçası olarak ele alabiliyorum.
Destek + belgelendirme birlikte planlanabilir
Bazen proje şu şekilde ilerleyebilir:
yatırım → gerekli standart → belgelendirme → ihracat/pazar girişi
ve bu zincirin belirli kısımlarında farklı destek imkanları bulunabilir.
Bu durumda her danışmanı ayrı ayrı aramak yerine projenin merkez koordinasyonunu üstlenebilirim.
Ama destek ve sertifika kararlarını ilgili resmi/yetkili mekanizmaların yerine vermem.
Benim burada asıl değerim koordinasyon
Bir yatırımda aynı anda:
- yatırımcı,
- mali müşavir,
- hukuk,
- teknik ekip,
- mimar,
- belgelendirme kuruluşu,
- kamu kurumu,
- danışman
yer alabilir.
Sorun bazen bilgi eksikliği değil; herkesin yalnız kendi işini görmesi.
Ben projenin tamamına bakıp:
- hangi iş önce yapılacak,
- kim yapacak,
- hangi belge diğerini bekliyor,
- yatırım kararı ne zaman verilecek
sorularını yönetiyorum.
Teşvik ve belgelendirme projesine nasıl başlıyorum?
1. İşletmeyi ve projeyi anlıyorum
Ne yapıyorsunuz ve neye yatırım yapacaksınız?
2. Uygunluk taraması
Mevcut destek ve belge seçeneklerini inceliyorum.
3. Önceliklendirme
Gerçekten değer üretenleri ayırıyorum.
4. Eksik analizi
Başvuru veya denetim için neler eksik?
5. Sorumlular
Mali müşavir, hukuk, teknik uzman, belgelendirme kuruluşu veya diğer taraflar belirleniyor.
6. Dosya ve uygulama
Belgeler ve işletme hazırlığı birlikte ilerliyor.
7. Kontrol
Başvuru veya denetim öncesi eksikler kapatılıyor.
8. Sonraki yükümlülükler
Destek veya belgenin devamında gereken kayıt ve takip unutulmuyor.
Teşvik alındıktan sonra da süreç bitmeyebilir
Bazı desteklerde:
- harcama belgeleri,
- ödeme talepleri,
- ilerleme raporları,
- performans şartları,
- belirli süre yükümlülükleri
olabilir.
Dolayısıyla:
“Başvuru onaylandı, iş bitti.”
yaklaşımı kullanmıyorum.
Projenin kapanış şartlarını da baştan görmek gerekir.
Belge alındıktan sonra da sistem yaşamalı
Birçok sertifikanın:
- gözetim,
- yenileme,
- kayıt,
- iç denetim,
- sürekli iyileştirme
gibi devam yükümlülükleri olabilir.
Bu nedenle sistemi yalnız ilk denetime göre kurmuyorum.
İşletmenin sürdürebileceği kadar sade olmasını istiyorum.
Yurt dışındaki yatırımcılar için de çalışabilirim
Bu hizmet yalnız Türkiye’deki Türk şirketleriyle sınırlı değil.
Türkiye’de:
- sağlık yatırımı,
- şirket yatırımı,
- teknoloji yatırımı,
- medikal ürün operasyonu
planlayan yabancı yatırımcı için de Türkiye’deki proje, teşvik ve uzman koordinasyonunu yürütebilirim.
Yabancı ülkedeki devlet teşviklerinin resmi uzmanı gibi konumlanmam; ilgili ülkede yerel uzman gereken konularda partner/uzman koordinasyonu yapılır.
Danışmanlık ücretini ne belirler?
Tek bir teşvik taraması ile:
- büyük yatırım,
- birkaç destek programı,
- belgelendirme,
- uluslararası büyüme,
- aylar süren koordinasyon
aynı kapsam değil.
Ücret özellikle:
- proje büyüklüğü,
- program sayısı,
- belge sayısı,
- uzman koordinasyonu,
- başvuru kapsamı,
- saha çalışması,
- sürekli takip
üzerinden belirlenir.
Çalışma modeli:
ön uygunluk analizi
proje bazlı başvuru koordinasyonu
veya
uçtan uca teşvik + belgelendirme yönetimi
şeklinde olabilir.
Kısa sorular
Hangi devlet teşviklerinden yararlanabilirim?
Şirketinizin sektörü, ölçeği, lokasyonu ve planladığınız yatırım görülmeden doğru cevap vermek mümkün değil. İlk aşamada uygunluk taraması yapıyorum.
KOSGEB başvurusu yapıyor musunuz?
Uygun projelerde başvuru hazırlığı ve proje koordinasyonu yürütülebilir. Ancak destek kararı KOSGEB’e aittir ve program şartlarının sağlanması gerekir.
Yatırım Teşvik Belgesi konusunda çalışıyor musunuz?
Projenin yürürlükteki yatırım teşvik sistemine uygunluğu değerlendirilebilir ve gerekli uzmanlarla süreç koordine edilebilir. Güncel koşullar başvuru öncesi resmi kaynaktan kontrol edilir.
Sağlık turizmi devlet destekleri var mı?
Hizmet ihracatı çerçevesinde sağlık turizmi sektörü için dönemsel/güncel destek mekanizmaları bulunabilir. İşletmenin ve faaliyetin ilgili şartlara uygunluğu ayrıca değerlendirilmelidir.
Teşvik alacağımızı garanti ediyor musunuz?
Hayır. Kamu desteğinin nihai kararı yetkili kuruma aittir. Ben uygunluk analizi, başvuru hazırlığı ve proje koordinasyonu yaparım.
ISO belgesini siz mi veriyorsunuz?
Hayır. Sertifika yetkili belgelendirme kuruluşu tarafından düzenlenir. Ben hazırlık, süreç ve uzman koordinasyonunu yönetebilirim.
Mali müşavirlik hizmeti veriyor musunuz?
Hayır. Mali müşavirlik gerektiren konular ilgili yetkili meslek mensubu tarafından yürütülür.
Yabancı yatırımcılara destek veriyor musunuz?
Türkiye’de yatırım veya işletme kuran yabancı yatırımcıların proje ve danışmanlık koordinasyonunda çalışabilirim.
2026’da hizmet ihracatı destek sistemi değişti
Hizmet ihracatı desteklerinde eski mevzuatla güncel mevzuatı karıştırmamak gerekir.
Özellikle sağlık turizmi alanında internette hâlâ:
5448 sayılı Karar
üzerinden hazırlanmış çok sayıda içerik bulunuyor.
Ancak 2026’da yeni:
10962 sayılı Hizmet İhracatının Tanımlanması, Sınıflandırılması ve Hizmet Sektörlerinin Desteklenmesi Hakkında Karar
yürürlüğe girdi.
Ticaret Bakanlığı güncel destek sistemini yeni genelge ve programlar üzerinden yürütmektedir.
Bu nedenle başvuru öncesinde:
- destek programı,
- yararlanıcı şartı,
- sektör,
- hedef ülke,
- ön onay,
- harcama dönemi,
- belge seti
güncel mevzuattan yeniden kontrol edilmelidir.
Sağlık turizminde hangi destek alanları bulunabilir?
2026 güncel hizmet sektörü destek sisteminde sağlık/spor turizmi açısından uygun programa göre çeşitli destek unsurları bulunabilir.
Örnek destek başlıkları arasında:
- komplikasyon sigortası,
- uluslararası sağlık turisti ulaşımı,
- yabancı dil ve sağlık turizmi eğitimi,
- iş gücü geliştirme
gibi alanlar yer alabilir.
Her kurum her destekten otomatik olarak yararlanamaz.
Uygunluk ilgili program ve güncel başvuru koşullarına göre belirlenmelidir.
Ön onay konusu
Bazı desteklerde harcama yapmadan önce ön onay gerekebilir.
Bu nedenle:
“önce harcayalım, faturayı sonra teşviğe sokarız”
yaklaşımı risklidir.
Doğru sıra:
destek türü ↓ uygunluk ↓ ön onay gerekliliği ↓ harcama ↓ başvuru
olarak planlanmalıdır.
Teşvik danışmanlığı ne değildir?
Ben:
- teşvik kurumunun yerine karar vermem,
- destek alınacağını garanti etmem,
- uygun olmayan faturayı uygun hale getirmeye çalışmam,
- mevzuata aykırı belge üretmem.
Rolüm:
- doğru programı belirlemek,
- uzman/mali müşavir/gerekli yetkili taraflarla koordinasyon,
- belge sürecinin organizasyonu,
- proje takibi
çerçevesindedir.
Güncel resmî kaynaklar
Teşvik programları; dönem, sektör, şirket yapısı, yatırım türü, harcama tarihi, başvuru zamanı ve program şartlarına göre değişebilir.
- Ticaret Bakanlığı — Hizmet Sektörü Destekleri
- Ticaret Bakanlığı — 10962 Sayılı Hizmet İhracatı Kararı
- Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı / Yatırıma Destek — Yatırım Teşvik Sistemi
- Ticaret Bakanlığı — 10962 sayılı Karar
- Ticaret Bakanlığı — Hizmet Sektörlerinin Desteklenmesine İlişkin Genelge ve Ekleri
- Ticaret Bakanlığı — Hizmet Sektörleri Atılım Programı ve başvuru belgeleri
- KOSGEB — Mevzuat
Bir desteğin mevcut olması, işletmenin otomatik olarak destek almaya hak kazandığı anlamına gelmez. Harcama veya sözleşme yapılmadan önce ilgili programın güncel şartları, uygunluk kriterleri ve başvuru zamanı doğrulanmalıdır.
Destek olduğu için yatırım yapmayalım; yapacağınız doğru yatırım için kullanılabilecek destekleri bulalım.
Yeni yatırım, kapasite artışı, dijital dönüşüm, ihracat, sağlık turizmi veya belgelendirme projeniz varsa önce:
- şirketinizi,
- yatırımınızı,
- bütçeyi,
- zamanlamayı,
- mevcut belgeleri
inceliyorum.
Sonra:
hangi teşvik gerçekten uygun, hangi belge gerçekten gerekli ve sürecin hangi uzmanlarla yürütülmesi gerektiğini
netleştiriyorum.
